top of page

Romeo ve Juliet’in Şehri, Verona, İtalya

Tarih, mimari ve edebiyat ile estetik duyguları ele geçiren büyülü bir şehir.


Dünya üzerindeki romantik destinasyonlardan bahis açıldığında İtalya bu konuda başı çeken ülkelerden biri olacaktır. Sanatın duyulara ve duygulara hitap eden yönüyle beraber medeniyetleri taşıyan tarihi ile İtalya, Akdeniz coğrafyasının şiirsel güzelliğe sahip noktalarından biri. Kimileri için Roma, kimileri için Venedik yahut Floransa sevginin ve estetiğin buluştuğu şehirler olmuştur. Aşkın edebiyat ve tiyatro tarihine silinmez bir şekilde kazındığı şehir ise Romeo ile Juliet’in şehri Verona’dır.


Verona, İtalya’nın kuzey bölgesi Veneto’da, göz alıcı Garda Gölü’nün doğusunda konumlanıyor. Şehrin kuruluşu ile ilgili net bir tarihe ulaşılamasa da MÖ 4. yüzyıla uzanan 2000 küsur yıllık bir tarihi taşıdığı biliniyor ve geçmişte Etrüsk Medeniyeti’ne ait bir merkez olduğu tahmin ediliyor. Tüm bir şehir olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Verona’da bu tarihî birikimi, şehrin her sokağında, her yapısında, köprülerinde, kiliselerde, Roma kalıntılarında, arnavut kaldırımlı sokakları, geniş ve zarif meydanlarında, ortasından geçen büyüleyici Adige Nehri’nde ve hatta pastel tonların hakim olduğu manzaraların arasından seyre dalacağınız gün batımlarında dahi hissedebiliyorsunuz.



Arena di Verona Verona’da Roma kalıntılarının en etkileyicilerinden ve şehirde ilk keşfetmeniz gereken noktalardan biri Arena di Verona. 1. yüzyılda inşa edilen bu devasa amfitiyatro bugün hâlâ kullanımda oluşuyla da etkileyici. Özellikle yaz aylarında açık hava opera gösterilerine ev sahipliği yapan Arena, 30 bin kişilik muazzam bir seyirci kapasitesine sahip. İnşasında pembemsi renkte mermerin kullanıldığı yapı, göz alıcı bir görüntüye sahip. Eliptik formda olmasının da akustik açısından çok iyi sonuç vermesi bugüne kadar korunarak ve kullanılarak gelmesinde önemli bir etken. Arena di Verona’ya ister bir opera gösterisi izlemek için ister yalnızca o binlerce kişilik dev amfitiyatroyu sessiz görkemini ziyaret etmek için gidin, her halükarda gladyatörlerin dönemine uzanan tarihi hissedeceksiniz. Ayrıca bu yapı yapıldığı tarih itibariyle Roma İmparatorluğu için de önemli bir geçiş dönemine denk düşüyor. İmparator Augustus’un hükümdarlığının sonunu Claudius’un hükümdarlığının başlangıcını işaret ediyor. Roma Tiyatrosu ve Arkeoloji Müzesi İmparator Augustus döneminde inşa edilen yapı, Adige Nehri’nin kenarından St. Peter tepelerine uzanan bölgede konumlanıyor. Zaman içerisinde tahrip olmuşsa da yapının önemli bölümler korunmuş ve bugün de gösterilere, performanslara ev sahipliği yapıyor. Andrea Monga isimli bir tüccarın satın almasının ardından arkeolojik çalışmaların da başladığı tiyatro, bugün Verona’nın geçmişine dair heykellerden mozaiklere, araç gereçlerden gündelik ev eşyalarına pek çok parça esere ev sahipliği yapan bir de müzeye sahip. 1923’te kurulan Arkeoloji Müzesi, Verona’nın geçmişindeki şehir hayatına ve günlük hayat akışına dair önemli izler bulabileceğiniz bir adres.


Erbe Meydanı

Verona’nın sokaklarında gezinirken gözden kaçıramayacağınız bir yer varsa o da Erbe Meydanı’dır. Zira şehrin kalbi, kamusal alanın keyifli cıvıltısı yüzyıllar öncesinden beri burada süregidiyor. Geçmişte Roman Forum adını taşıyan bu meydanda, şehrin gelmiş geçmiş pek çok yöneticisinin heykelleri bulunuyor. En önemli eser ise tam ortasında yer alan zarif çeşmesi. Verona için önemi büyük olan ailelerden Scaligeri Ailesi’nin dönemini yansıtan 14. Yüzyılda yapılmış bu eser Madonna Verona olarak da adlandırılıyor. Bu meydanın zarif eserlerini keşfetmeli, çevresini saran Orta Çağ mimarisini yansıtan yapılardaki kafe ve hediyelik dükkânlarına mutlaka uğramalısınız.


Scaliger Mezarları

Verona’nın en önemli yönetici ailelerinden biri Scaligeri Ailesi demiştik. 13-14. yüzyıl arasında şehri yöneten bu ailei kendi döneminde şehre pek çok eser de bırakmış. Bunlar içinde en önemlilerinden biri Santa Maria Antica Kilisesi’nin avlusunda yer alan 5 adet anıt mezar. Bu mezarlar şehrin önemli insanları olan 5 farklı Lorda adanmış anıt mezarlar. Görkemli ve ince işlemeli olan bu anıt mezarlar yılın her döneminde ziyaret edilebiliyor.

45 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page